Bu Uçak 41.000 feet Yükseklikte Yakıtı Bitti. Bakın Sonrasında Ne Oldu !


427
427 Beğeni

Bu Uçak 41.000 feet Yükseklikte Yakıtı Bitti. Bakın Sonrasında Ne Oldu !

Bir arabanın yakıtı bittiği zaman en yakın Akaryakıt İstasyonu na giderek gerekli olan yakıtı alabiliyoruz.
Ya da byakıt bittiği zaman en kötü ihtimalle yolda kalırız. Peli uçaklarında belli bir yakıt seviyesi
olduğunu biliyor muydunuz ? Evet ! Her uçak yolculuğa çıkmadan yakıt doldurulr ve öyle haraket eder.
Yapılan yanlış bir ölçümde dolayı bir uçağın havada yakıtı bitebiliyor. İster isnanın ister inanmayın fakat
yakıt bittiği zaman hiç iyi sahneler yaşanmaycaktır. Hvada uçağın yakıtı biterse ne olacağını merak ediyorsnız
kesinlikle bu video siz göre. Videoya başlamdan önce bu tarz videoalrın daha çok gelmesini istiyorsanzı bu vdeioyu
beğenrek bize destek olabilirisniz.

Günümüzde yakıt ile ilgili önelmeler yüksek seviye de ve çok az bir ihtimal olarak görülür. Ancak uçak tarihine baktığımız zaman
olmaz denilen şeyler gerçekleşiyor ve bir uçağın havadayken yakıtı bitiyor.
İlk olayımızda, 2 hava korsanı Boeing 767 uçağını kaçırıyor. Boeing 767 Avusturalya’ya kaçırılabilirse kimsenin
canı yanmayacaktı.Fakat planlanan uçuşun Avusturalya’ya olmadığından ve rota değişikliği için yeterli
yakıtı olmayan uçağın yakıtı hızla bitiyordu. Pilotlar hava korsanlarına anlatmaya çalışsa da dinlemediler
ve yollarına devam etmeyi tercih ettiler.Uçağın yakıtı bitti ve uçak hızla okyanusa iniş yapmaya hazırlandı.Uçak
tam düz olarak suya temas etseydi hiçbir sıkıntı olmayabilirdi fakat uçağın ilk olarak sol kanadı suya değdi
ve uçaktaki neredeyse tüm yolcular öldü.

Bir diğer olay ise 23 Temmuz 1983 yılında gereçkleşiyor. Air Canada Havayolları’na ait Boeing 767 tipi uçak 23
Temmuz 1983 sabahı 61 yolcusunu Montreal’den almış, Edmonton’a götürmek üzere havalanmıştı. 143 sefer sayılı
uçuşun birinci ayağı sorunsuz tamamlanmış uçak Ottawa’da yolcu ve yakıt ikmali yapıyordu. Her yeni uçakta olduğu
gibi bir iki küçük arıza ortaya çıkmıştı. Yakıt pompaları ile ilgili arıza teknisyenler tarafından giderilmek
üzereydi. Pilotlar yakıt istediler.
O günlerde Kanada daha yeni metrik ölçü birim sistemine geçmişti. Normalde litre hesabına göre koyulması gereken
yakıt libre cinsinden konulmuş ama belgelere litre olarak geçmişti. Yani yakıt deposu tam yerine yarı doldurulmuştu.
Pompa arızası nedeniyle depolar manuel kontrol edilmek zorunda kalınmış, bu yanlışlık uçuş hesaplamalarına da
yansımıştı.

Kalkış çok güzel bir havada gerçekleşti. Seyir irtifası olan 41 bin feet yani 12 bin 400 metre alındıktan sonra sorunlar
arka arkaya gelmeye başladı. Sol kanattaki iki yakıt pompasından biri ikaz veriyordu. Arıza demek ki tam
anlamıyla giderilememişti. Kaptan Pilot Robert Pearson, yolcuları riske atmamak için Winepeg Havalimanı’na
mecburi iniş yapmaya karar verdi.
Hava Trafik Kontrolü ATC ile temasa geçti ve niyetini bildirdi. Uçak iniş için yavaş yavaş irtifa kaybediyordu.
Uçuş aletlerini kontrol eden ikinci pilot Muirice Quintal’in sağ kanatta bulunan depoda yakıt basıncının düştüğünü
söylemesi kokpitte buz gibi bir hava estirdi. Demek ki her iki depoda da sorun vardı. Depolardan biri beslemeyen,
diğerinde de yakıt kalmayan 143 sefer sayılı uçağı çok sıcak dakikalar bekliyordu.

Sol depoda arızalanan yakıt pompaları iki dakika sonra motoru besleyemez oldu ve sol motor durdu. Bunu sağ motorun
devre dışı kalması izledi. Yaklaşık ağırlığı 120 ton olan uçak hiç bir motor gücü kalmadan süzülmeye başladı.
Motorlar aynı zamanda elektrik ürettiği için uçakta tüm elektrikle beslenen sistemler de devre dışı kalmıştı.
Tamamen bilgisayar yardımı ile çalışan uçuş sistemlerinden hiç biri görev yapmıyordu. Kokpitte sadece 767’de
manuel olarak çalışan yedek pusula, uçağın pozisyonu gösteren durum cayrosu, hız, yükseklik bilgisi veren
altimetre çalışır durumdaydı. 24 voltluk batarya ile çalışan telsiz ATC ile bağlantıyı sağlıyordu. 767’nin yerini
belli edecek hiç bir seyrüsefer aleti çalışmıyordu.

Uçak 11 bin 300 metrede ATC’den durum raporu istedi. Haritaya göre uçak Winnipeg Havalimanı’na 117, Kanada
Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin eğitim meydanı Gimli’ye ise 81 kilometre uzaklıktaydı.
Aslında kimse bu kadar gelişmiş bir uçağın yakıtsız kalacağı bir planör gibi süzülüşe geçeceğini düşünememişti.
Kaptan Pearson alçalma hızını dakika’da 500 metre, hızını da saatte 360 kilometre olarak belirledi.
ATC uçağın yerini elektrik kesildiği için sadece havada bıraktığı izlerden takip edebiliyordu.
Kaptan pilot Pearson yaptığı hesaplamaya göre Winnipeg Havalimanı’na yetişemeyeceğini anladı ve irtifalarının
daha uygun olduğu Gimli’ye gitmeye karar verdi.

Burası İkinci Dünya Savaşı sırasında inşaa edilmiş iki pistli askeri küçük bir meydandı. Doğuda olanı küçük
uçaklar tarafından, batıdaki ise drag otomobil yarış pisti olarak kullanılıyordu.
Çevredeki tüm hava trafiği boşaltıldı. Gimli’ye bölgedeki tüm itfaiye ve kurtarma birlikleri sevkedildi.
Artık inişe 90 saniye kalmıştı. Pilot iniş takımlarını açmak üzere yedek sistemi devreye soktu. Sistemde
kalan son güç uçağın sadece ana iniş takımlarını açabildi. Burun iniş takımı yarım açılmıştı. İniş takımlarının
kitlendiğine dair bir belirti yoktu.Artık teker koymaya 35 saniye kalmıştı. Kaptan Pearson bir an piste çok
yüksek kaldıklarını gördü. Pas geçip tekrar gelemezdi. Aklına uçuş eğitimi sırasında yaptığı bir hareket geldi.
‘Kayış’ hareketi ile irtifa kaybedebilir, uçağının yüksek kalmasını engelleyebilirdi. Ama bu tür bir hareketin
büyük yolcu uçaklarında nasıl bir sonucu olacağı soru işaretiydi. Uçak gereksiz yere hızlanıp kontrol dışı
kalabilirdi. Pearson riski alıp kayışa başladı. Uçağın burnu sağ tarafı gösterirken kanatlar sola yatmış
irtifa kaybediyordu. Hareket tamamlandığında koca 767 hiç sürat kazanmadan fazla irtifasını kaybetmişti.

143 sefer sayılı uçak pistin 270’inci metresine teker koydu. Piste temasla birlikte sağ ana ve ön iniş takımları
katlandı. Uçak sağ motor kaputu ve burnu üzerinde kayarak ama pist dışına çıkmadan ilerliyordu.
Pistin bin 200’üncü metresinde 767, otomobil yarışçıları ve seyircilere 200 metre kala durabildi.
Yolculardan yaralanan olmadı.Air Canada teknik ekibi uçağı bir kaç gün içinde hazırlayarak Gimli’den uçurdular.
Hala Air Canada’da uçan 767 uçağının ismi o günden itibaren ‘Gimli Planörü’ olarak değiştirildi.
Muci<e gibi gerçeklşen olayda Pilotlar, Uluslararası Havacılık Federasyonu tarafından özel madalya ile ödüllendirildi.
İyi bit pilotun ne kdar önemli olduğunu bu olaydan anlamış oluyoruz.

Uçakta başınıza böyle bir olay gelse ne hissederdiniz. Yorumlarda yzabşkrisniz. Bir başka vifdeoda görüşmek
üzereşimdilik Hoşçaklaın.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

427
427 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

OHA OHA
0
OHA
Korkunc Korkunc
0
Korkunc
Aşk Aşk
0
Aşk
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Kızgın Kızgın
0
Kızgın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı